NUMARALI
HADİS-İ ŞERİF:
76 - (2873) حدثني
إسحاق بن عمر
بن سليط
الهذلي. حدثنا
سليمان بن
المغيرة عن
ثابت. قال: قال
أنس: كنت مع عمر.
ح وحدثنا
شيبان بن فروخ
(واللفظ له).
حدثنا سليمان
بن المغيرة عن
ثابت، عن أنس
بن مالك، قال: كنا
مع عمر بين
مكة والمدينة.
فتراءينا
الهلال. وكنت
رجلا حديد
البصر.
فرأيته. وليس
أحد يزعم أنه
رآه غيري. قال
فجعلت أقول
لعمر: أما
تراه؟ فجعل لا
يراه. قال
يقول عمر:
سأراه وأنا
مستلق على
فراشي. ثم
أنشأ يحدثنا
عن أهل بدر
فقال: إن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم كان
يرينا مصارع
أهل بدر
بالأمس. يقول
"هذا مصرع
فلان غدا، إن
شاء الله" قال
فقال عمر:
فوالذي بعثه
بالحق! ما
أخطؤا الحدود
التي حد رسول
الله صلى الله
عليه وسلم.
قال فجعلوا في
بئر بعضهم على
بعض فانطلق
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم حتى انتهى
إليهم فقال
"يا فلان بن
فلان! ويا
فلان بن فلان!
هل وجدتم ما
وعدكم الله
ورسوله حقا؟
فإني قد وجدت
ما وعدني الله
حقا".قال
عمر: يا رسول
الله! كيف
تكلم أجسادا
لا أرواح
فيها؟ قال "ما
أنتم بأسمع
لما أقول
منهم. غير
أنهم لا
يستطيعون أن
يردوا علي
شيئا".
{76}
Bana İshak b. Ömer b. Selit
El-Hâzelî rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğîra, Sabit'ten, rivayet
etti. (Demişki): Evet, Enes: Ben Ömer'le beraberdim, dedi. H,
Bize Şeybân b. Ferrûh da
rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğıra, Sâbit'ten, o da
Enes b. Mâlik'den, naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş:
Mekke ile Medine
arasında Ömer'le beraber idik.
Hilâl'e bakıştık. Ben
keskin gözlü bir adamdım ve onu gördüm. Benden başka onu gördüğünü söyleyen
kimse olmadı. Ömer'e, onu göremiyor musun? demeye başladım. Ömer onu bir türlü
göremiyordu. Onu döşeğim üzerine yatarak göreceğim, dedi. Sonra bize Bedir
muhariplerinden bahsetmeye başladı ve şöyle dedi: Hakikaten Resûlullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dün bize Bedir muhariblerinin düşecekleri yerleri
gösteriyor:
«Şurası yarın inşallah
filânın düşeceği yerdir.» buyuruyordu. Müteakiben Ömer şöyle dedi: Onu hakla
gösteren Allah'a yemin ederim ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in
çizdiği hududu şaşmıyorum. Bedir'de öldürülenler birbirleri üzerine bir kuyuya
atıldılar. Resûlullah. (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de giderek yanlarına vardı
ve:
«Ey filân oğlu filân! Ey
fitân oğlu filân! Allah'ın ve Resulünün sîze va'd-ettiklerini hak buldunuz mu?
Ben Allah'ın bana va'dettiğini hak buldum.» buyurdular. Ömer :
— Yâ Resûlallah! Ruhları
olmayan cesetlerle nasıl konuşuyorsun? dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem):
«Onlara söylediklerimi
siz onlardan daha iyi işitir değilsiniz. Şu kadar var ki, bana bir cevab
vermeye kadir değillerdir.» buyurdular.
İZAH 2875 TE